Soğutma Büyüsü Aşk Duası

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Doğum Sonrası Ölüm


serkan
03-25-2009, 02:20 PM
Jane Smith, 35 yıl önce, hastanede ikinci çocuğunu doğurmak üzereyken, tıbben öldü. Yaşadıklarını kendi ağzından okuyabilirsiniz:

"Bilincim tamamen açıktı, her yer karardı, hiçbir şey göremiyordum, kendi kendime düşünüyordum ne oluyor? beklediğim şey bu değildi, bir şey bilmiyordum.. sonra bir şeyin vücudumu terk ettiğini hissettim, başımdan çıkıp gitmişti, hissediyordum daha sonra kendimi gri dumanlar içinde durur buldum ve o zaman öldüğümü anladım.

Çok neşeli, heyecanlıydım çünkü 'ölü' dediğimiz şeyin tersine, canlı, capcanlıydım. Beni yoketmediği için Allah'a şükrettim ama konuşarak değil, içimden..

Sonra beyaz, parlak bir ışık gördüm, sanki ona doğru gittim ve bilincime doldu, tam bir mutluluk, sevgi, güven duygusu içindeydim, çok neşeliydim, tüm kainatın mükemmel bir plana göre hareket ettiğini düşünüyordum, dünyadayken anlaması zor gelen haksızlık, zulüm gibi duygular anlamını yitirmişti, beden duygum yok olmuştu, saf, hür bilinçten ibarettim sadece...

Sonra ışık azalmaya başladı, hissettiğim mutluluk da...birkaç saniye ne olduğunu hatırlayamadım sanki hafızamı yitirmiştim buraya nasıl geldim? ne oluyor? hatırlamıyorum dediğimi anımsıyorum bu ışığın içinde bir dakika mı yoksa yüzlerce yıl mı kalacaktım?..

Birkaç saniye sonra kendimi yeşil, güzel bir çayırda buldum, gün ışığı dünyadakinden farklı daha güzel, altın gibiydi, gökyüzü maviydi ama güneş yoktu...her yer olağanüstü ve daha önce görmediğim renkteki çiçeklerle kaplıydı, her şeyin içinden hafif bir ışın yayılıyordu...sonra yürümeye başladım karşıda bir tepe gördüm, üzerinde kadınlı, erkekli 18, 20 kişi vardı...eski Yunan'lılarınkine benzer, renkli şeyler giymişlerdi..onlarla konuşmak istedim ve o anda kendimi tepede buldum, yürümeden, tırmanmadan!

Ufkun az üzerinde bir şehir daha doğrusu dünya vardı..bu geldiğim dünya mıydı yoksa gideceğim dünya mı? diye merak ettim.

Tam o sırada 3, 4 adam yanıma geldi, onlara 'ne olduğunu biliyorum, öldüğümün farkındayım' dedim. Gruptaki bi radam benimle konuşmaya başladı ama ağzını kıpırdatmıyordu, ben de konuşurken ağzımı kıpırdatmıyordum...uzun boylu, asil, nazik ruhani bir yüzü vardı..ona güvendiğimi hissettim.

Ona her şey çok güzel ama ya günahlarım ne olacak? diye sordum. Bana 'kalbinin içinde ne var? dedi. O anda inanılmaz bir şey oldu, içimi ta özümü görebiliyordum, sadece sevgi, şefkat, iyilik vardı..

Tüm bunlar nedir? Tüm bu dünya...her şey...geri gidince onlara da anlatabilecek miyim? diye sordum ...'sadece günahla ilgili söylediklerimi hatırlayacaksın' dedi... bana sadece üç cümle söyledi ama ne dediğini hatırlamıyorum...

Sonra kafamda bir gümbürtü duydum, güm-güm-güm, ve kulağımın içinde elektronik bir tıkırtı vardı, tıklama sesi kesilince, dünyaya geri döndüm, gözlerimi açtım, doktorumu gördüm, çok rahatsızdım.